Vakıf, yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kurumsallaşmış halidir.
Kişisel kazanımların toplumun yararına sunulmasıdır ki, toplumun farklı gelir seviyesindeki katmanları arasında kurulan köprü ile muhabbet hasıl edilir; sömürü, nefret ve tefecilik gibi toplumu tahrip eden hastalıklı unsurlar bertaraf edilir.
Çağdaş devlette sosyal yardımlar namıyla yapılan faaliyetlerin neredeyse tümü Osmanlı’da Vakıflar tarafından yerine getirilirdi.
Devletin bütçe açığının bile vakıflar eliyle kapatıldığı kaynaklarda yazılıdır.
Ve dahi, bu kapsama tüm mahlukatın dahil edildiği, yaralı leyleklere varana kadar bu kuruluşlar eliyle hayır da bulunulduğu tarihde kayıtlıdır.
Vakıf fikriyatı, çoğunlukla motivasyonunu maneviyatımızdan alır.
İslam inancında, kişinin öldükten sonra amel defterinin açık kalması ve sevap yazılması için geride bıraktığı insanların faydalandığı kalıcı eser (hayrat) yardım faaliyetinin sürekli ve sistematik kurumsallaşmasıdır vakıf.
Vakıf geleneğinde asıl hayır/yardım faaliyetinin Hanlar, köprüler, camiler, çeşmeler, mektepler vs. ile yapıldığı kurumlar ve bu kurumlara finansman/akar sağlayan dükkanlar, işletmeler, araziler bulunur.
Böylece, İki kanatlı kuş gibi uçarak kimseye muhtaç olmadan belirlenmiş yol ve hedeflerine doğru yol alır.
Konev vakfımız, eğitimden sağlığa, çevreden spora geniş bir sahada Konya Merkezli yardım/iyilik/hayır yapmak için kurulmuştur.
