STRES Stres kavramının pekçok tanımı yapılmaktadır.
Cüceloğlu tarafından kişinin fiziksel ve sosyal çevresindeki uyumsuz koşullar sebebiyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayret olarak tanımlanırken Selye, kişiyi etkileyen çevresel bir uyarıcı olarak ifade etmektedir.
Selye 1950 senesinde yapmış olduğu çalışmanın ardından stresi organizmanın çevreye karşı durumu şeklinde tanımlamıştır.
Bu çalışma sırasında stres ve stresör kavramları ortaya çıkmıştır.
Stresör tepkiyi ortaya çıkaran uyarıcı, stres ise bu tür uyarıcılara karşı gösterilen tepkidir.
Stres, canlının içsel dengesinin o canlının içsel ya da dışsal çevresi tarafından zorlandığı bir durumdur.
Herhangi bir zamanda vücutta devam eden bütün uyumların toplamıdır.
Yaşamın kişiye getirmiş olduklarının ortaya çıkardığı normal, gerekli bir süreçtir.
Bu nedenle stresi her zaman olumsuz olarak nitelendirmek doğru bir yaklaşım değildir.
Bazı durumlarda kişinin yaşadığı stres ona yarar sağlayabilmektedir.
Örneğin iş ortamında yapılması gereken işe karşı kişinin kendinde bir güç hissetmesine, enerji ve coşkuya sahip olmayı sağlayabilmektedir.
Kimi uzmanlara göre stres altında bulunan çalışanlarda daha yüksek iş performansı gözlemlenebilmektedir.
Bireyin yaşadığı belli bir düzeyde stresin psikolojik gelişimine katkısı bulunmaktadır.
Stres anında olan bir kişi çeşitli tepkiler göstermektedir.
Coleman (1972), bu tepkileri çabaya yönelik tepkiler ve savunmaya yönelik tepkiler olarak sınıflamaktadır.
