Her yeni bir gün güzel bir uykuyla tamamlanır ve hemen hemen hepimiz uykuyu çok severiz; beynimizin, vücudumuzun dinlenmesi için güzel bir uyku isteriz.
Bu makalede uyku evrelerinden özellikle Rem uykusunun öneminden bahsetmeyi amaçlamaktayım.
Genellikle yaklaşık 90 dakikada bir dört ayrı uyku evresinin döngüsüyle uykuyu tamamlarız.
Bu evreler Non-Rem uyku evresi ve Rem uyku evresi olarak iki döneme ayrılır.
Non-Rem dönemi göz hareketlerinin olmadığı, solunum ve kalp atış hızının yavaş olduğu dönemdir ve bu dönemin 4 evresi bulur.
Uykuya daldığımız geçiş anının bilinçli olarak farkına varamasak da EEG ile bu geçiş anı anlaşılır.
Rem uykusu olarak bahsettiğimiz uyku dönemi ise göz hareketlerinin bir uykudur.
Gözlerimiz kapalıdır fakat beynimiz uyanıkmış gibi çalışmaktadır, aktiftir.
Bilim dünyasında genel olarak uykunun her evresinde rüya görüldüğü fakat hatırlayabildiğimiz rüyaların Rem uykusu esnasında görüldüğü bilinmektedir.
Non-Rem uykusundan farkı beyin aktiftir, kalp atışı hızlıdır ve uykunun yaklaşık %25’ini oluşturur.
Rem döneminde kaslarda geçici inme(felç) hali olur bu yüzden bu evrede olduğumuz dönem genellikle hareket etmediğimiz, sağa -sola dönmediğimiz zamanlardır.
Rem döneminde kaslardaki inme halinin gerçeklememesi veya ortadan kalkmasıyla uyurgezerlik oluşabileceğini söyleyen araştırmacılar, Rem uykusunda uyurgezerlik durumunun olması halinde kişinin uyandırılmadan yatağına götürülüp uykuya devamı etmesi gerektiğini tavsiye etmiştir.
