İş, eş, dost, komşu ararken; borç verirken, yola çıkarken kısaca ailede, ekonomide, sosyal yaşamda, devlet yönetiminde, uluslar arası ilişkilerde GÜVENİLİRLİK karşımıza çıkar.
Bir yönetici kurumunda, bir kaptan gemisinde ilk önce güveni sağlamalı ve sürdürmelidir.
Güvensiz hareketlerden kaçınmalı, müsaade etmemelidir.
Güven, sevgiden bile önceliklidir; sevilmese bile güven duyulması saygı uyandırır.
Güven, şirketlerin isimlendirilmesinde ve konuşmalarda çok sık vurgu yapılmasına rağmen oluşturulması sanıldığı kadar kolay değildir.
Güven ismiyle faaliyet gösteren şirketlerin müşterilerini aldattığı, ya da iki lafının biri “bana güven” diyen insanların en fazla hayal kırıklığına yol açtığı sıklıkla görülür.
Hatta dolandırıcıların bile işe ilk önce güven kazanmakla başladıkları hep anlatılır.
Güven, korku ve kuşkudan uzak olmaktır. “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim.” diyen ünlü iş adamının sözünü, daha da ileri taşıyalım ve “güven hiçbir meta ile makam ile değiştirilemez” diyelim.
Güven kaybı, kişiye özsaygısını bile kaybettirir.
Güven verilir, alınmaz;bu nedenle karşıdakine duyulan güven “ güvenilirlik” olarak ifade edilir.
Bakkal müşterisi, doktor hastası, idareci maiyeti, öğretmen öğrencisi, kaptan mürettabatı vb. tarafından güvenilir bulunmadığı müddetçe huzur ve randıman sağlanamaz.
Benzer şekilde halk birbirine, güç ve iktidar sahiplerine, devletine güvenmedikçe birlik beraberlik, iktisadi, sosyal kalkınma meydana getirilemez.
