Ademoğulları ve Havva kızları asırlardan beridir ölümsüzlüğü ve zengin olmanın yollarını araştırmaktadırlar.
Bunun için adına Felsefe Taşı yahut diğer isimleriyle müsemma “ Kutsal taş, sonsuz yaşam taşı veya lapis Philosophiorum” adlarına sahip taşı bularak tüm bunlara sahip olabileceklerini düşünmüşlerdir.
Fakat bizler felsefe taşını bir kenara bırakarak önce “felsefe”üzerine biraz düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim… Soralım o zaman, felsefe nedir? Felsefe sevmeyen biri herhangi bir alanda uzman olamaz dersek haklı sayılır mıyız? Hiç dikkatinizi çekmiş midir? bilemem fakat doktora yapanların çoğu eminim ki Ph.D. unvanının anlamını merak etmiş ve çoğu da biliyordur , Ph.D. yani “Doctor of Philosophy” ibaresinin kısaltmasıdır , Türkçe tercümesiyle felsefe doktorluğu veya benim şuan aklıma gelen açıklamasıyla “ bir doktor nasıl hastanın problemlerini belirleyip onu çözmek için uğraşıyorsa herhangi alanda ( kendi alanı ne ise işte) problemleri belirleyip onu araştıran ve işaret ettiğim noktada kişinin kendisini uzmanlaştırması” olarak tanımlayabiliriz.
Günümüzde bazı öğrencilerin iş bulmak kolay olsun yahut unvanım olsun diye ; büyük bir kısmının ise sevdiği , ilgi duyduğu alanda derinlemesine düşünmek için yani olayın “felsefesini yapmak” için başladığı öğretim aşaması olarak ta değerlendirilebilir ; kanım şu yöndeki uzman olmak için tek şart doktora yapmak değildir( iddia: 40 yıllık elektrik ustası da işinde uzman) fakat güncel bilgileri takip etmek ve kendinin bilgi yaratması ( veya keşfedilmemişi keşfetmesi) için doktora yapmak elzemdir.
Doktora daha uzun ismiyle “X alanındaki felsefe doktorluğu” çalışması kişiye sadece uzmanlık değil aynı zamanda yeni fikirler ortaya atabilmesi için yöntem sağlar .
