DÜNYAMIZ İÇİN TEK BAŞIMIZA YAPABİLECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR!
Tek evimiz dünyamızı korumak için “Ben ne yapabilirim ki?, bir tek benim yapmamla dünya mı kurtulacak? Gibi soruları düşünmek yerine gelin neler yapabileceğimize birlikte bakalım.
DÜNYAMIZ İÇİN TEK BAŞIMIZA YAPABİLECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR! Evimiz, yaşam kaynağımız olan dünyamızı ne kadar seviyor ve saygı gösteriyoruz? Diye bir soruyla başlamak istiyorum.
Bu soruya hepimiz öyle ya da böyle söyleyecek bir şeylerimiz vardır elbette fakat yazımda bazen farkında olmayarak ama çoğunlukla bile bile yaptığımız hatalarımızdan ve dünyamızın kıymetinden, çevre sevgisi çevre bilinci gibi konulardan bahsetmek ve bilinçlenelim istiyorum.
Hemen hemen her gün haberlerde gördüğümüz, sosyal medyada gündeme gelen hiç değilse bir yerlerde gözümüze ilişen çevreyi korumayla ilgili afişler, reklamlar görüyoruz, okuyoruz, dinliyoruz.
Evet eminim hepimiz o haberi okuduğumuz, gördüğümüz anda kendimize, etrafımızdakilere kızıyoruz.
Peki ya sonra? İşte bu noktada biraz kendimizi eleştirelim istiyorum.
Hatta eleştirmekle kalmayalım biraz da çeki düzen verelim.
Hepimiz küresel ısınma hakkında ufakta olsa bir şeyler biliyoruz fakat yine de açıklayacak olursak; Küresel ısınma, dünyanın giderek ısınmasıyla meydana gelebilecek iklim değişiklikleriyle havamızı, suyumuzu, toprağımızı dolayısıyla yaşamımızı önemli ölçüde etkileyecek bir dünya sorundur.
Küresel ısınmanın başlıca nedenleri arasında sera gazı yer almaktadır.
Kısaca açıklanırsa Sera gazları atmosferdeki dengeyi bozmaktadır.
Zincirleme düşünürsek hava (atmosfer) bozulursa su bozulur, su bozulursa toprak da bozulur.
Yani dünyanın herhangi bir dengesi bozulursa insan yaşamı da tehlikeye girmektedir.
Aslında işin içinde çıkmak zor gibi görünse de “Ben ne yapabilirim ki?, bir tek benim yapmamla dünya mı kurtulacak? Gibi sorunlar aklımıza gelse de esasında ‘ birey’ olarak çok şey yapabiliriz.
Yeter ki isteyelim! Şimdi neler yapabiliriz örnek verelim. · Evlerde, banyo ve tuvalette tüketilen su miktarı evde tüketilen toplam suyun %70’ini oluşturmaktadır.
Tuvaletlerin klasik rezervuarının su depolama kapasitesi 16 litredir. 4 kişilik bir aile, her bir kişinin 2 defa kullandığı varsayılarak, 16 litrelik tuvalet rezervuarı ile ayda tuvalette 3.840 litre su tüketir.
Buradan başlayabiliriz, ya bu rezervuarları kullanmamaya çok dikkat etmeliyiz ya da mutlaka değiştirmeliyiz. · Suyun yine en çok tüketilen yer bahsedildiği gibi banyolardır.
Peki buralarda neler yapabiliriz? küvet ile banyo yaparak 120-150 litre gibi bir su tüketimi olurken duş alarak 40-60 litre su tüketmiş oluruz.
Ortalama duş süresi 4-5 dakika olduğunda ise bir duşta 55 litre su kullanmış oluruz.
Benzer şekilde klasik duş başlığı yerine düşük akımlı duş başlığı tercihi de büyük oranda su tasarrufu sağlayacaktır. · Diş fırçalama ortalama 3 dakika sürmekte ve musluk açık bırakılırsa her fırçalama esnasında ortalama 15 litre suyu israf etmiş oluyoruz.
Bu su israf miktarını aylık ve yıllık bazlarda düşünürsek ne kadar su israf edebileceğimizi tahmin etmek çok zor değildir.
Bu israfı yapmak yerine bir bardak su ile (200ml) de dişlerimizi fırçalamak elbette mümkün! tıraş olurken suyu açık bırakmayarak, tıraş malzemelerimizi bir bardak suyun içinde temizleyerek de elimizden geldiğince israfı önleyebiliriz. · Suyun çok israf edildiği alanlardan biri de mutfaklardır.
Hepimiz biliyoruz ki bulaşıkları elde yıkamamız epey bir su israfına neden oluyor.
Artık çoğu ev de bulaşık makinesi bulunuyor fakat bu sefer de bulaşıkları arıtmak için çok fazla su harcamaktayız.
Bulaşıkları akan suyun altında temizlemek yerine olabildiğince peçeteyle, peçete mümkün değilse bir kaba suyu alıp kirlerini o kaptaki suyla kabaca alıp daha sonra makineye koyarak yine boşa akacak suyu tasarruf edebiliriz. · Toprak kirliliğini önlemek için yapabileceğimiz en güzel şeyler atık konusundadır.
Belediyelerimiz atık konusunda belli noktalara atık kutuları yerleştirmekte bu atık kutularını bilinçli kullanarak toprağımızı koruyabiliriz. · Yine atıklarımızı azaltmak yani geri dönüşümü sağlamak da toprağımızı dolayısıyla gıdalarımızı korumanın önemli yollarından biridir.
Klasik bir örnek, bir sayfa kâğıt için yaklaşık 15 ağaç kesilmekte ama o kâğıdı geri dönüşüme göndererek ağaçlarımızı, oksijenimizi koruyabiliriz. · Plastik kullanımında da dikkat ederek toprağımızı koruyabiliriz.
Zira bir siyah poşetin toprakta çözünmesi 1000 yıl sürmektedir .
Dolayısıyla toprağın kabul etmediği, temizleyemediği bir şeyi biz de kabul etmemeliyiz. · Hava kirliliğinde ise yapabileceğimiz en basit şey özel araçlarımız değil olabildiğince toplu taşıma araçlarını veya bisiklet kullanmalıyız.
Bu örneklerden de görebileceğimiz gibi dünyamız için tek başımıza yapabileceğimiz çok şey var! Bu yüzden eğer istersek, eğer görmek yapmak istersek gerçekten çok şey var.
Yapabileceğimiz çok şey var diyorum ama şöyle de düşünenler olabilir: “Benim yaşayacağım ortalama ömür 60-65 yıl, ben öldükten sonra dünya ya ne olmuş umurumda mı?” fakat bizlerin doğmamış çocukları dünyaya gelecek ve eğer biz şimdi şu anda dikkat etmezsek filmlerde, dizilerde izlediğimiz onlara her türlü suyu satın alacakları, soluyacağı hava için ağır bedeller ödeyecekleri, yaşanamaz bir dünya bırakacağız.
Kim bilir belki bunu bizler de yaşayıp göreceğiz.
Hadi gelecektekilerin yaşama haklarını ihlal etmeyi dikkate almıyoruz diyelim, inananlar olarak “O sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli kıldı”[1], Göğü (Allah) yükseltti ve mizanı (dengeyi) koydu.
Sakın dengeyi bozmayın ”[2] ayetleriyle yeryüzünü -dünyayı- korumamızı onun dengesini bozmamızı emrettiği bilmeli ve bundan sorumlu olduğunun bilincinde olmalıyız.
Yine KONEV ailesi olarak dünyamızı tek evimizi korumaya, dengesini bozmamaya KONEV ruhuyla daha çok dikkat etmeli ve bu konuda birbirimizi teşvik etmeliyiz.
Çevreyi koruma bilinci hususunda bahsettiğim değişime kendimizden başlayarak halkayı genişleterek başta küçük küçük de olsa zamanla dünyayı kurtarmayı başarabiliriz başarama sakta karınca misali de olsa o uğurda emeğimiz olur.
Bu yazıyı okuduktan sonra hep birlikte kendimize eleştirel bir gözle bakmaya, çevre koruma konusunda daha çok bilinçlenerek harekete geçmek için başlayabiliriz.