Ateşin İnsanları Dört temel element dünya var olduğundan günümüze kadar gelmiş ve sonsuzluğa giden yaşam bütünü oluşturmuştur.
Açılımına eşlik eden hava, su, toprak ve ateş insanoğlu ve de canlı dünyasında yaşam parçası olurken, aynı zamanda da insan inanç arayışında kutsallaşmıştır.
Yunan felsefesine göre dört element canlı ve cansız bütün varlıklarda bulunmaktaydı.
Bundan mütevellitti ki insanlık tarihi geçmiş yıllardan beridir tabiatta bulunan maddelere de ruhani bir yükümlülük vermiştir.
Gelgelelim dört ana elementten biri olan ateşe tapanlara ise, onlar günümüzde Zerdüştler olarak bilinir.
Tarihi çok eskilere dayanan, tek tanrılı ve vahiy yolu ile gelmiş en eski din olduğuna inanılmaktadır.
Bu din Ateşi ilahi bir bütünlemeyle birleştirmiş ve de günümüze kadar gelebilmiştir.
Günümüzde İran coğrafyası içerisinde doğmuş ve gelişmiş olan din hala o coğrafi bölgede varlığını devam ettiriyor.
Tanrılarına Ahura Mazda diyorlardı ve o dinlerindeki en üst mertebede olan kutsal varlıktır.
Bilindiği kadarıyla milattan önce Persliler arasında “Ari” adı verilen bir kavim mevcuttu.
Zerdüştlüğün bu kavim ile ortaya çıktığı bilinmektedir. “Zerdüşt” ise bu dinin peygamberi kabul görmektedir.
İlahi bir kaynağa dayandığına inanılan bu dinin tabi ki de bir kutsal kitabı bulunmakta idi.
Buna “Avesta” denilmiştir.
Zerdüştlerin de kendi içerisinde bir çok ritüelleri bulunmaktadır.
Bu ritüellerin çeşitli isimleri vardı.
Boğa idrarının ruhu ve bedeni arındırdığına dair ritüelleri bulunmaktaydı.
Kurban kesme ritüelleri, gün içerisinde 5 vakit ismini verdikleri belirli vakitlerde gerçekleştirilen dua seansları da mevcuttu.
Bu 5 vakit inancı onların yapmakla yükümlü oldukları ve aksatmaları asla istenilmeyen ibadetti.
Tabii her dinde olduğu gibi kendilerine ait ibadethaneleri de mevcuttu.
Buna “Ateşgah ya da Dar-ı Meher” denilmektedir.
Peki bu inanış da ateş neden önemliydi? İbadethanelerinin adı bile Ateşgah olan bu kadim dinde en üst mertebede bulunan Ahura Mazda’nın ateşin babası olduğuna inanılmaktaydı.
Ateşin kötülüklerden kötü ruhlardan arınmak için en iyi seçenek olduğuna inanılırdı.
Ateşten çıkan alevler geçmiş ve gelecek arasındaki bir geçit i temsil etmekteydi.
İnsanlar Ateşgahlarda dualarını, dileklerini, şikayetlerini ateş aracılığı ile Ahura Mazda’ya ulaştırmaktaydı.
Ve o ateş sönmemeliydi.
İnsanlar ibadethanelerini de o şekilde tasarlamışlardır.
Zerdüşt adındaki aracıları ise o dinin yayılmasında etki etmiş bir roldü.
Onun yaptığı ritüeller zamanla yayılmıştı.
Zerdüştlükte buluna 7 bayram geleneği peygamberleri olan Zerdüşt'den kalma bir adet olduğuna inanılmaktaydı.
Günümüzde Türklerinde kutlamış olduğu Nevruz geleneğinin kökeni de bu bayramlardan biri olan Zerdüştlük inancına dayanmaktadır.
Hatta bu bayram Zerdüştlerin kutlamış oldukları en büyük ve en etkili bayramlarından birisi idi.
Tarihte eski çağa dayanan bu din birçok topluluğun devletin resmi dini olma görevini üstlenmişse de günümüzde 190.000 insanın hala o coğrafyada inançlarını sürdürdükleri bilinmektedir.
Kaynakça: ÖZSAĞIR, R. (2022).
Zerdüştlük İnancına Sahip Olanlar İçin Tanrı Ahura Mazda’ya Uzanan Bir Yol: Ritüeller.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi , 3 (1), 43-62.
YILDIRIM, N. (2011).
ZERDÜŞT’ÜN KUTSAL KİTABI AVESTA.
Şarkiyat Mecmuası , (18), 147-170.
ORPAK,O.
İran Kimlik İnşasında Zerdüştlük , Yüksek Lisans, İstanbul Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Avrasya Araştırmaları Ana Bilim Dalı, 2018
